Cennet Türkiye Sitemize Hoşgeldiniz...

En değişik yerleri burada göreceksiniz...

About Turkey...!

Cennet Türkiye - Blogcu




Cennet Türkiye

Özel Arama

18/11/2009 - Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı Kalkan beldesi videosu...

Kategori: KALKAN


 

 

Kalkan plajı bir başka güzel. Bu video kendi çekimimdir ve tüm hakları bana aittir.

 

Kalkan plajının diğer plajlarda olmayan olağanüstü bir özelliği var. Kumsalın tam ortayerinde yüzerken birden soğuk bir akıntı hissedersiniz. Çünkü orada dağlardan gelen buz gibi su denize verilmektedir. Denizi kesinlikle hiçbir zaman çok sıcak olmaz bu yüzden. Antalya Konyaaltı plajı çorba gibi gelir Kalkan plajını gördükten sonra. Duşları deseniz hepsi buz gibidir. Görmediyseniz Kalkan'ı mutlaka görün bence, zaten gördüyseniz vazgeçemeyeceksiniz.

 

Kalkan'da kendinizi turist gibi hissedebilirsiniz. Çünkü yerleşik ve turist çok sayıda

İngiliz bulunmakta. Güneşin batışı ve teknelerle koylarda gezmek ayrı bir güzel Kalkan'da.

 

amatör - antalya’nın kaş ilçesine bağlı kalkan beldesi | izlesene.com

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

1/9/2009 - Kaş'a uğramadan sakın o yöreden geçmeyin, yoksa çok şeyler k

Kategori: KAS


Kaş köyleri edinilen belge ve buluntulara göre, Lykia medeniyetinin en önemli bölgesidir. Teke yarımadası sahillerinin  M.Ö. 6 bin yılı öncesinden beri iskan edildiği bilinmektedir.  Kaş arazi kesiminin batısında ve denize bakan bir tepede kurulmuştur. Şehir daha sonra genişlemiş ve kuzeybatıya doğru büyümüştür. Kaş’ın doğu ve kuzeyinde yer alan dağlarda birçok kaya mezarı bulunmaktadır. Lykia yazılarını taşıyan kaya mezarları  “İonik”  tarzda şekillendirilmiştir. Kaş’ın eski ismi Antiphellos’tur.  Bu isimden de anlaşılacağı gibi şehir bir Lykia şehridir.





Likya’nin önemli kentlerinden olan Kaş,  ilçeyi çevreleyen Antik Döneme ait kentler ve tarihsel degerlerle doyumsuz kültür seyahatleri; Akdeniz’in derinlerde yarattığı heyecanlari doruklarda hissettiren sualtı dalışları;  nehirlerde yapılan macera dolu ‘kano turları’, ekolojik uyumun keşfedildiği  ‘doğa yürüyüşleri’;  derin ve karanlık mağaralara teknik donanımlı mağara dalışları;  yüksek dağlardan turkuaz rengli suların manzarasına süzülen ‘yamaç paraşütü’ gibi pekçok değişik tatil eğlencesi ile müthiş bir yerdir. Kaş'ın karşısında bulunan Yunan adası Meis'tir. Meis'in anlamı GÖZ demektir. Kaş ile GÖZ birbirini tamamlar...

Meis'te yaşayan Yunan halkı pazara genelde Kaş'a gelir. Yunan Devleti onlara Meis'te kalmaları için 2.000 Euro gib bir aylık vermektedir. Bu parayla Kaş'tan alışveriş yaparak çok rahat bir şekilde çalışmadan yaşayabilmektedirler... 

Akdeniz’de değerli taşları andıran adalar ile çevreye yapılacak ‘Mavi Yolculuk ve tekne turları; ( Altı camdan teknelerle su altını göre göre mavi tur yapabileceğiniz ender yerlerdendir Kaş ),  damak tadınıza uygun deniz ürünleri ve dağlarda yetişen kokulu otlarla tatlandırılan yöresel yemeklerden oluşan mönüsü;  yüzlerce yılın mirası,  el sanatlarının çeşit ve güzelliği; Kaş’ın bağlı olduğu Antalya ve ilçelerine ait turizm merkezleri ile tabiat, tarih ve kültür zenginliğini, alternatif turizm imkanları ve çevresinde yer alan turizm merkezlerinden oluşan renkli yelpazesi” ile düşsel bir mekandır.

ULAŞIM

Kaşa gelmeye karar verdiyseniz yapmanız gereken ilk iş ulaşım sorununu halletmek. Kendi aracınız ile gelmeniz size burada ulaşım özgürlüğü sağlasa da İstanbul-Kaş arasının yaklaşık 950 km olduğunu unutmayın. Yani sizi uzun bir yolculuk bekliyor. Otobüs ile Kaş yaklaşık 15 saat sürüyor. İstanbul’dan Kalkan ve Kaş’a, Kamil Koç, Metro ve Pamukkale turizmin direkt seferleri var. Kaş’a Fethiye üzerinden aktarma yaparak da gelebilirsiniz. Fethiye’ye bir çok otobüs firmasının seferleri var. İstanbul-Fethiye yaklaşık 850 km, Fethiye Kaş arası ise 108 km.



Tabi bir de uçak alternatifi var. Kaş, Antalya Havalimanı’na 200, Dalaman Havalimanı’na ise 160 km uzakta. Daha yakın olduğu için Dalaman Havalimanı’nını tercih etmenizi öneririm. Dalaman’a THY’nin (www.thy.com.tr), Atlajjet’in (www.atlasjet.com) ve Onur Air’in (www.onurair.com.tr) uçuşları var. Uçak tarih ve saatlerine internet sitelerinden de ulaşabilirsiniz.




Kısacası Kaş'ı görmeden sakın transit geçmeyin, siz kaybedersiniz...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/7/2009 - Dinamitle çıkan doğa harikası ! Alanya'daki Damlataş Mağaras

Kategori: ALANYA


Dinamitle çıkan doğa harikası

Damlataş Mağarası, 1948 yılında Alanya İskelesi yapımında kullanılmak üzere taş ocağı olarak tespit edilen alanda patlatılan bir dinamit sonrasında tesadüfen bulunmuş. Patlama sonrasında açılan delikten lüks lambalarla içeri girenler, gördükleri güzelliklerden hayrete düşüp açılan deliği hemen kapatırlar. Dinamitleme işini de başka tarafa kaydırırlar. Büyük bir ilgi ile konunun üzerine eğilen Galip Dere böyle bir eserin Alanya’ya kazandırılması için bütün ilgilileri göreve davet eder. Dere, günlük gazetelerin birisinde

 

II. Dünya Savaşı’nın korkunç günlerinde atılan gaz bombalarından korunmak için bir mağaraya sığınan Almanlar’dan astım hastası olanların şifa bulduğuyla ilgili haberi okuyunca aklına, korumaya aldıkları mağara gelir. Okuduğu gazetenin o bölümünü keserek zamanın Alanya Milletvekili Ahmet Tokuş yanına koşar. Tokuş da doğup büyüdüğü memleketine hizmet düşüncesiyle vakit geçirmeden ilgililerin Alanya’ya gelmesini sağlar.

 

İlk resmi inceleme Jeolog Dr. Timuçin Aygen ve Jeolog Dr. Süleyman Türkünal tarafından yapılır. Alınan çok sevindirici haberler sonrasında doktor ve kimyagerlerden kurulu ikinci bir heyetin incelemesinden sonra bu mağaranın da Almanya’dakinin benzeri özellikler taşıdığı tespit edilir. Merhum Galip Dere mağaranın bulunduğu bu alanı Alanya Belediyesi’ne istimlak ettirerek demir bir kapıyla belli bir süre insanların girip çıkmasını önler. Bir taraftan çevre düzeni ile ilgilenirken çekilen fotoğrafları günlük gazetelere gönderir. Bir taraftan da onları Alanya’ya davet ederek şu başlığın atılmasını sağlar: “Alanya’da bulunan mağara astımlılara şifa dağıtıyor.” İşte bu haber sonrasında Alanya’da büyük bir canlılık başlar. O tarihlerde bulunan oteller ihtiyaca cevap veremediği için belediye hoparlöründen yapılan anonslarla yerli halk, ziyaretçileri misafir eder.

 

TURİZMİN TEMELİ ATILDI

 

Bu durumdan istifade eden Alanyalılar iki katlı evinin bir katını, iki evi olanın da evinin birisini otel yaparak Alanya turizminin temel taşlarını böylelikle attı. Bu aşamada Dr. Hüseyin Sipahioğlu (Nesibe Gevher Tıp Fakültesi emekli Dekanı) mağaraya gelen değişik hastalar üzerinde yaptığı araştırma ve incelemelerden son derece başarılı sonuçlar alarak mağaranın önce yurt içinde, daha sonra da yurt dışında büyük ün sahibi olmasında pay sahibi oldu. Mağaranın bu aşamaya gelmesinde çok büyük emeği olan Galip Dere de, ölümüne kadar mağaranın müdürlüğünü yaptı.

 

Mağaraya tedavi için gelen hastalar, ilk günlerini üst katta geçirerek, intibaklarını sağlarlar. Daha sonraki günlerde de merdivenlerden inerek, kendileri için yapılan banklarda oturarak tedaviye devam ederler. Alanya’ya mağara tedavisi için gelen hastalar, önce bir doktor muayenesinden geçerek, ‘mağaraya girmesinde sakınca yoktur’ belgesi ile mağaranın ilgili memuruna başvurur. Belediye tarafından tespit edilen ücreti ödeyerek 21 günlük bir tedavi görür.

 

Mağaranın oluşumu ve özellikleri

 

MAĞARA birinci çağın altıncı ve sonuncu dönemlerinde oluşmuş yer katmanlarından ibarettir. Yapılan incelemeler sonrasında mağaranın 10-15 bin senede oluştuğu tahmin edilmektedir. Alanya bölgesinin yurdumuzun en fazla yağmur alan yerlerinden birisi olması da mağaranın oluşumuna büyük hız vermiştir. Bolca yağan yağmurların bir miktarı gaz, karbonikli su ihtiva etmesi nedeniyle, kireç taşı ve benzerlerini erittiği için, kalker ve kireç taşından oluşan bölgelerde mağarada olduğu gibi boşluklar oluşturur. Erimeler devam ederken büyük boşluklar ve bu boşluklara sızan damlacıklar donarak aşağı doğru sarkar. Damlanın düştüğü yerde de daima donma olayı gerçekleştiğinden aşağıdan yukarı dikitler ve yukarıdan aşağıya da sarkıtlar meydana gelir. Sarkıt ve dikitler uzamalardan dolayı bazen bir yerde birleşebilirler, bunlarda mağaranın sütunlarını oluşturur. İşte bu damlama özelliğinden dolayı mağaraya “Damlataş Mağarası” ismi verilmiş. Mağaranın giriş kapısından sonra 20/30 metre uzunluğunda bir geçit, 13/14 metre çapında ve 15 metre yüksekliğinde silindirik bir boşluk, bu boşluk içinde de insanı büyüleyen binbir renkli sarkıt ve dikitler, ayrıca 15 bin senede oluşmuş sütunlar vardır. Mağarada iki katlı olan bu boşluk 2 bin 500 metreküp hava ihtiva etmekle beraber, içindeki ısı yaz-kış hep 23.3 derecedir. Mutlak rutubet 19.6 derece, nispi rutubet yüzde 98’dir. Mağara senenin 6 ayında devamlı damlar. Yazın gelenler ise bu damlamayı göremezler.

Mağaranın Şekli

Mağara yatay yönde gelişme göstermiş, elipse benzeyen dört ayrı salonun birbirine birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu salonlardan ikisi çatlak sistemlerinden sızan suların oluşturulduğu duvar damlataşları ile ikiye bölünmüş ve salon sayısı altıya çıkmıştır. Mağaranın girişi bir insan boyu yükseklikte başlayıp içeriye doğru gidildikçe bir huni şekilde genişlemektedir.
Karaca Mağarası'nı bir bütün olarak ele aldığımızda, giriş noktasından en uç noktaya 150 m. Uzunlukta olduğunu görürüz. Tavan yüksekliği ise ortalama 18 m. Dir.
Mağaranın toplam iç alanı ise 1500 m2'dir.



Mağarada Su Varlığı

Karaca Mağarası içerisinde akarsu bulunmamaktadır. Ancak tavandaki çatlaklardan sızan sular çeşitli damlataşı oluşumuna günümüzde de devam etmesine olanak sağlamaktadır.
Ayrıca mağara içerisinde traverten havuzları ve birkaç gölcük bulunmaktadır. Bu gülcüklerden üç ve dört numaralı salonların girişindekiler zengin su varlığına sahiptir.
 

Mağaranın Havası

Mağaranın içerisinde belirgin bir hava hareketi sözkonusu değildir. Bu sebeple mağara havasının nem oranı ağız kısmından içeriye doğru gidildikçe nispi bir artış gösterir.Yapılan ölçümlerde bu artış oranı ağız kısmında %65, 1/a No'lu salonda %70,1/b no'lu salonda %75'e çıkmaktadır. Mağara havası yaz mevsiminde dışarıya göre daha serin, kışın biraz daha sıcak olmaktadır. Bu özellikleri ile mağara, küçük bir mikroklima alanı olarak düşünülmektedir.



Damlataş Mağarası, Antalya'nın Alanya ilçesinde bir mağaradır. Alanya şehir merkezine ve deniz kıyısında merkeze 3 kilometre uzaklıkta bulunmaktadır.
Toplam uzunluğu 30 metre olan mağara kuru, yatay mağara tipindedir. 200 metrelik bir alanı kaplamaktadır. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara 15 metre yüksekliktedir. Karbondioksit gazı, yüksek ölçüde nem, düşük ısı ve radyoaktif havasıyla astım hastaları için son derece yararlıdır. Bu nedenle astım hastaları mağaranın en yoğun ziyaretçi gruplarını oluştururlar.
Mağaradaki sarkıt ve dikitlerin M.Ö. 20.000-15.000 yılları arasında meydana geldiği sanılmaktadır.

Пещера Дамлаташ (тур. Damlataş — «пещера мокрых камней») находится рядом с г. Аланья, Турция, у западного подножья полуострова.
Температура в пещере постоянно держится на отметке +22…+23˚C, влажность составляет более 90 %. В пещере содержится довольно большое количество углерода с незначительной степенью радиоактивности.
На входе в пещеру узкий проход длиной 50 м, который выводит в цилиндрическую полость. Внутри пещеры можно увидеть фантастические образования разноцветных сталактитов и сталагмитов, возраст которых насчитывает 15 тысяч лет. Основное место их скопления — полость шириной 13-14 и высотой 15 метров.
Пещера была обнаружена в 1948 году во время работ по строительству порта. Посещение пещеры полезно для больных астмой. Анализы воздуха в пещере показали, что он содержит в 10-12 раз больше двуокиси углерода по сравнению с обычным воздухом, а влажность его - 95 %. Температура его - 22 градуса Цельсия. Целебным факторами также могут являться небольшая радиоактивность и ионизация воздуха.
Вход в пещеру платный. Перед пещерой находится пляж с небольшим рынком по соседству.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/7/2009 - Alanya Hakkında bilmek isteyeceğiniz herşeyi burada bulacaksınız

Kategori: ALANYA

Türkiye- Antalya- Alanya

Surlarının uzunluğu 6.5 kilometreyi bulan Alanya Kalesi, denizden 250 metreye kadar yükselen yarımada üzerindedir... Kandeleri adıyla da bilinen Alanya yarımadasındaki yerleşim, Helenistik döneme kadar inmekle birlikte günümüze kalan tarihi dokusu 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. Kale, 1221 yılında kenti alıp yeniden inşa ettiren Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. Kalenin 83 kulesi ve 140 burcu vardır. Ortaçağda surların içine yerleşmiş kentin su gereksinimi sağlamak üzere 400’e yakın sarnıç yapılmıştır. Sarnıçların bir kısmı günümüzde de kullanılmaktadır. Surlar, planlı bir şekilde Ehmedek, İçkale, Adam Atacağı, Cilvarda burnu üstü, Arap Evliyası Burcu ve Esat Burcu’nu inerek Tophane ve Tersane’yi geçip Kızılkule’de son bulacak şekilde inşa edilmiştir. Yarımadanın zirvesinde açık alan müzesi olarak değerlendirilen içkale bulunmaktadır. Sultan Alaaddin Keykubat sarayını burada yaptırmıştır... Kalede yerleşim günümüzde de sürmektedir. Ahşap ve kagir tarihi evlerin önünde tahta tezgahlarda ipek ve pamuklu dokuma yapılmakta, değişik figürlerde su kabakları boyanmakta, küçük bahçelerde otantik yemek servisi verilmektedir. Ayrıca kaleye çıkan yol üzerinde ve limana egemen yamaçlarında restoran ve kafeteryalar vardır. Kale taşıt trafiğine açıktır. Yürüyerek ise yaklaşık 1 saatte çıkılabilir.

KIZILKULE
Limandadır. Kentin sembolü olan sekizgen planlı yapı 13. yüzyıl Selçuklu eseridir. 1226 yılında Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Sinop Kalesi’ni yapan Halepli yapı ustası Ebu Ali Reha el Kettani’ye yaptırılmıştır. İnşaat sırasında belli bir yükseklikten sonra taş blokları kaldırmak güç olduğu için üst kısmı pişmiş kırmızı tuğlalarla yapılmış ve bu nedenle Kızılkule adını almıştır. Kule duvarlarında antik çağdan kalma mermer bloklar görülmektedir. Sekizgen planlı ve her bir duvarı 12.5 metre genişliğinde olan kulenin yüksekliği 33 metre, çapı 29 metredir. İçinde zemin dahil beş kat vardır. Kulenin üstüne yüksek aralıklı ve 85 basamaklı taş merdivenle çıkılır. Kulenin tepeden aldığı güneş ışığı birinci kata kadar ulaşır. Kulenin ortasında bir sarnıç bulunur. Kule denizden gelecek saldırılara karşı limanı ve tersaneyi korumak amacıyla yapılmış ve yüzyıllar boyunca askeri amaçla kullanılmıştır. 1950’li yıllarda onarılan kule 1979 yılında ziyarete açılarak birinci katı Etnoğrafya Müzesi’ne dönüştürülmüştür.

TERSANE
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın kenti almasından altı yıl sonra Kızılkule’nin yakınında 1227’de yapımına başlanmış ve bir yılda bitirilmiştir. Kemerli beş gözden oluşan tersanenin denize bakan cephesi 56.5 metre, derinliği 44 metredir. Tersane için seçilen yer, gün ışığından en fazla yararlanılacak şekilde planlanmıştır. Tersanenin giriş kapısındaki yazıt, Sultan Keykubat’ın armasını taşır ve rozetlerle süslüdür. Alanya Tersanesi, Selçukluların Akdeniz’deki ilk tersanesidir. Daha önce Karadeniz’de Sinop Tersanesini yaptıran Alaaddin Keykubat, Alanya Tersanesi ile “iki denizin sultanı” unvanını almıştır. Tersanenin bir yanında mescit öteki yanında muhafız odası bulunur. Gözlerden birinde de zaman içinde körlenmiş bir kuyu vardır. Denizden teknelerle ya da Kızılkule’nin yanındaki surlardan yürüyerek ulaşılan Tersane’ye giriş ücretsizdir.

TOPHANE
Tersane’nin bitişiğinde denizden 10 metre yüksekliğinde bir kayaya tersaneyi korumak amacıyla yapılan Tophane vardır. 1227 yılında kesme taştan inşa edilen üç katlı ve dikdörtgen planlı yapıda aynı zamanda savaş gemileri için top döküldüğü bilinmektedir. Tersane ve Tophane’nin Kültür Bakanlığı ve Alanya Belediyesi tarafından bir Denizcilik Müzesi’ne dönüştürülmesi için çalışmalar sürmektedir.

EHMEDEK
Kale’nin kuzey yamacında Bizans döneminden kalan küçük kalenin yerine Selçuklu döneminde “orta kale” olarak yeniden inşa edilmiştir. Giriş kapısındaki kitabeden 1227 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Adını, Selçuklu döneminin inşaat ustası “Ehmedek”ten aldığı sanılmaktadır. Üçer kuleli iki bölümünden oluşan orta kale, kara saldırılarına karşı stratejik bir yerde ve aynı zamanda sultanın sarayının bulunduğu iç kaleyi de koruyacak konumdadır. Kulelerin günümüze kadar gelen duvarları Bizans döneminde kayalardan yontularak yapılmıştır. Orta kalenin içindeki üç sarnıç günümüzde de kullanılmaktadır. Kale duvarlarında Selçuklu döneminden kalma gemi resimleri vardır.

SÜLEYMANİYE CAMİSİ
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad tarafından kentin yeniden düzenlenmesi sırasında 1231 yılında kalenin zirve kısmında, İçkale’nin hemen dışında yaptırılmıştır. Ancak sonraki yıllarda cami yıkılmış ve 16. yüzyılda Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman tarafından tekrar yaptırılmıştır. Tek minareli cami, Alaaddin, Kale ya da Süleymaniye adıyla anılır. Yapı moloz taştan ve kare planlıdır. Sekizgen kasnak üzerine, kiremitli bir kubbesi vardır. Kubbenin askılık görevi üstlenen kısmına akustiği sağlamak için 15 küçük küp yerleştirilmiştir. İbadet sırasında bu özellik ortaya çıkmaktadır. Son cemaat yeri, dört ayak üzerine kiremitli üç kubbe ile örtülüdür. Kapı ve pencere kapakları Osmanlı döneminin ahşap oyma işçiliğinin güzel bir örneğidir.

BEDESTEN
Kale içinde, Süleymaniye Camisi yakınındadır. 14. ya da 15. yüzyılda Karamanoğulları döneminde çarşı veya han olarak yapıldığı sanılmaktadır. Kesme taştan dikdörtgen planlı bir yapıdır... 26 odası vardır ve 13 metre genişliğinde 35 metre uzunluğunda bir avluya sahiptir. Tarihi bina günümüzde otel, restoran ve kafeterya olarak kullanılmaktadır... Avluya açılan orta çağ dükkanları, otel odası olarak düzenlenmiştir. Bahçe kısmında, merdivenle inilen büyük bir sarnıç vardır. Bahçenin manzarası, bir yanıyla yukarıdaki kale surlarına, aşağıdaki Akdeniz’e ve kumsala bir yanıyla da Toros dağlarına hakimdir. Bedesten, işletmecisinden izin alınarak gezilebilir.

DARPHANE
Yarımadanın ucunda, uzunluğu 400 metreyi bulan sarp kayalıklardan oluşan Cilvarda burnu üzerindeki yapılardır. Halk arasında “darphane” olarak anılmasına karşın kesme taştan inşa edilmiş binalarda para basılması söz konusu değildir. 11. yüzyıldan kalma taş yapılardan biri küçük bir kilisedir, diğerlerinin ise manastır olarak kullanılma olasılığı yüksektir. Küçük kilisenin kubbesi ayakta durmaktadır. Kayaların üstünde bir de sarnıç vardır. Cilvarda burnundaki yapılar topluluğuna İç Kale’den kayalara oyulmuş basamaklarla bir yol bulunmasına karşın yol günümüzde kullanılamaz durumdadır. Denizden çıkış ise zor ve tehlikelidir. Gerek İç Kale’den seyredildiğinde gerekse denizden teknelerle burnu dönerken, etkileyici bir görüntüsü vardır.

AKBEŞE SULTAN MESCİDİ
Kale içinde, Bedesten’in batısında, Süleymaniye Camisi’nin 100 metre kadar ilerisindedir. Alaaddin Keykubat’ın Alanya Kalesi’ndeki ilk kumandanı Akşebe Sultan tarafından 1230 yılında yaptırılmıştır. Dışı kesme taş, içi ve kubbesi tuğla örülüdür. Kare planlı ve iki odadan oluşur. Odalardan biri mescit, diğeri Akşebe Sultan’ın mezarının bulunduğu türbedir. Türbede, üç mezar daha vardır. Eski kalıntılardan mescidin apsisinin çinili olduğu anlaşılmaktadır. Kitabesinde “Tanrı yerin ve göklerin gaiblerini bilir. Allah’ın mescitlerini ancak O’na ve ahiret gününe inananlar imar ederler. 1230 yılında yüce sultan Alaaddin’in günlerinde Tanrı’nın rahmetine muhtaç zayıf kulu Akbeşe yaptırdı” yazmaktadır. Mescidin birkaç metre uzağında moloz taştan kaide üzerinde tuğla gövdeli silindirik bir minaresi bulunur. Şerefe kısmında biten minarenin ilginç bir görüntüsü vardır.

ANDIZLI CAMİ
Tophane Mahallesi’ndedir. Adını hemen yanındaki andız ağacından alan cami 1277 yılında Emir Bedrüddin tarafından yaptırılmıştır. Emir Bedrüddin Camisi de denir. Selçuklu döneminin özgün mimari özelliklerini taşır. Kesme taştandır, yüksek olmayan bir minaresi vardır. Minberi, Selçuklu tahta oymacılık sanatının en güzel örneklerinden birini yansıtır. Camiye, Kızılkule’nin yanından aşağı kapı yoluyla gidilir.

SİTTİ ZEYNEP TÜRBESİ
Kale’ye çıkan yol üzerinde, büyük bir kayanın üzerindedir. Selçuklu ya da Osmanlı döneminden kaldığı tahmin edilmektedir. Yapı, kare planlı ve kubbeli iki odadan ibarettir. Odalardan birinde uzunca bir sanduka vardır; diğer oda boştur. Evliya Çelebi, binanın Bektaşi tekkesi olduğunu yazar. Sitti Zeynep hakkında kesin bir bilgi yoktur. Kanuni Sultan Süleyman dönemi Osmanlı vakıf defterlerinde türbeye ait vakfın adı “Sitti Zeynep bin’t Zeynülabidin” olarak geçmektedir. Türbede mezarı bulunan kişinin bir eren olduğu sanılmaktadır. Türbenin bulunduğu kayanın içine antik çağda ikişer metre uzunluğunda üç lahit oyulmuştur. Antik mezarlar, bir dönem su deposu olarak kullanılmıştır.

HIDRELLEZ KİLİSESİ
Alanya merkezine 10 kilometre uzakta Hacı Mehmetli Köyü sınırları içinde Hıdır İlyas mevkiindedir. Akdeniz’e gören bir yamaç üzerine 19. yüzyıl başında kurulduğu sanılan kilise, günümüzde de Hıristiyan ve Müslüman ziyaretçiler tarafından ibadet amacıyla kullanılmaktadır. Çatısı kagir, duvarları taş ve küçük bir apsisi olan kilise dikdörtgen planlıdır. Kilisenin içinde ahşap süslemeli bir ara kat vardır. Duvarlardaki freskolar bozulmuştur. Kilisenin 1873 yılında onarım gördüğü kitabesinden anlaşılmaktadır. Alanya Müzesi’nde sergilenen kitabe, Grek abecesi ile Türkçe (Karamanlıca) yazılmıştır. Kilise, Alanya’da yaşayan ve Türkçe konuşan Ortodoksların 1924 yılındaki mübadelede Yunanistan’a gitmeleriyle kapanmıştır. Yanında su kaynağı bulunan Hıdrellez Kilisesi’nin bir adı da Agios Georgios Kilisesi’dir. Kilisenin benzerlerine Antalya Kaleiçi’nde de rastlanmaktadır. Ören yerine giriş ücretsizdir.

ŞARAPSA HANI
Alanya’nın 13 kilometre batısında şehirlerarası karayolu üzerinde 13. yüzyıldan kalma bir yapıdır. 1236-1246 yılları arasında Selçuklu Sultanı olan Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından tarihi ipek yolu üzerinde kervansaray olarak yaptırılmıştır. Bir dönüme yakın araziye inşa edilen yapının duvarları iri kesme taşlarla örülüdür. Orta çağın önemli konaklama merkezlerinden bir olan kervansaray günümüzde eğlence merkezi olarak kullanılmaktadır.

ALARA KALESİ
Alara Kalesi, Alanya’nın 37 kilometre batısında, denizden 9 kilometre içeride Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından 1232 yılında yaptırılmıştır. İpekyolu üzerindeki kalenin işlevi, Alara Çayı kenarındaki handa mola veren kervanların güvenliğini sağlamaktır. Kale 200 metreden 500 metreye kadar çıkan sarp bir tepe üzerinde kurulmuştur. Görkemli bir görüntüsü vardır. Dış ve iç kale olarak iki kısımdır. 120 basamaklı karanlık bir dehlizden kalenin içine girilir. Ören yeri olarak düzenlenerek ziyarete açılmadığı için yaban otları ve yıkıntılara dikkat etmek gerekir. Kalenin içinde kayalar oyularak tüneller yapılmıştır. Kalıntılar arasında küçük bir saray, kale görevlilerinin odaları, cami ve hamam vardır. Surları ve patikaları izleyerek Alara Kalesi’nin zirvesine çıkmak isteyenlerin en az bir saatlik tırmanışı göze almaları ve buna göre donanımlı olmaları gerekir. Zirvedeki manzara ise yorgunluğa değecektir.

ALARAHAN
Alara Kalesi’ne 800 metre uzakta bir düzlükte ve Alara Çayı kıyısındadır. Tümüyle kesme iri taşlarla 2 bin metrekare üzerine kervansaray olarak inşa edilmiştir. 1231 yılında yapılan han birkaç yıl önce onarılmış ve bugün restoran ve alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır. Kervansarayın nöbetçi kulübesi günümüzde de özelliğini korumaktadır. Kervansarayın ikinci kapısı, yolcuların kalacağı mekanlara açılır. Uzun bir koridorun iki yanında odacıklar bulunur. Kervansarayın içinde çeşme, mescit ve hamam vardır. Yapının onarımı sırasında ortaya çıkan taş ustaların imzaları da dikkat çekicidir. Alaaddin Keykubat, Alanya’daki kitabelerde kendisini “Kara ve iki denizin sultanı, Arap ve Acem ülkesinin sahibi” olarak nitelerken, Alarahan’daki kitabesinde “Rum, Şam, Ermeni ve Frenk memleketlerinin fatihi” ünvanını da almıştır. Alarahan’a giriş ücretlidir. Handaki restoranın yanı sıra Alara Çayı’nın kenarındaki küçük kır lokantalarında da yemek yenilebilir ve servis yapılıncaya kadar çayda yüzülebilir.

KARGI HAN
Alanya’nın batısında, Kargı çayının kuzeyindedir. Hanın kitabesi olmadığı için yapım yılı hakkında bilgi yoktur. 46 metre eninde, 50 metre boyunda taş yapıdır. Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Akdeniz ile İç Anadolu’yu bağlayan yol üzerinde, Kesikbel mevkiinde kervansaray olarak kullanıldığı sanılmaktadır. Odalarının hepsinin tavanında hava bacaları bulunmaktadır ve odalar orta avlunun etrafında sıralanmıştır. Kapının karşısında taştan oyulmuş sabit hayvan yemlikleri bulunur. Yapı harap durumdadır.



ALANYA OTELLER

 

Alaiye Otel Atatürk Bulvarı Tel: 0242 513 40 18
Azak Beach Otel Saray Mah. Tel: 0242 511 73 66
Azak Otel Atatürk Cad Tel: 0242 513 91 55
Aydın bey Gold Dreams Hotel Türkler Beldesi İncekum Tel: 0242 537 63 63
Beach Club Doğanay Hotel Konaklı Tel: 0242 565 14 35
Berkan Hotel Güllerpınarı Mah. Tel: 0242 511 68 69
Bilkay Hotel Saray Mah. Tel: 242 511 31 77
Botanik Hotel Okurcalar Beldesi Tel: 0242 527 48 50
Club Paradiso Hotel & Resort Kestel Mevkii Tel: 0242 518 22 00
Delphin Deluxe Resort Okurcalar Beldesi Tel: 0242 527 51 76
Dinler Hotels Alanya Kargıcak Beldesi Tel: 0242 526 20 94
Gardenia Beach Hotel Karaburun Mevkii Okurcalar Tel: 0242 527 46 05
Gold Safran Hotel Fatih Cad Obagöl Tel: 0242 514 10 24
Güral Otel Atatürk Bulvarı Tel: 0242 513 78 44
Hotel Happy Elegance Kuyucak Mevkii Mahmutlar Tel: 0242 528 30 44
Hotel Remi Güzelyalı Cad. Tel: 0242 513 77 01
Justiniano Club Okurcular Kasabası Tel: 0242 527 48 00
Justiniano Club Park Conti Okurcular Kasabası Tel: 0242 527 45 32
Justiniano Sunrise Katya Obaköy Mevkii Tel: 0242 514 30 90
Kahya Otel Saray Mah. Tel: 0242 513 10 14
Kandelor Hotel Atatürk Cad. Tel: 0242 512 37 53
Kleopatra Celine Hotel Atatürk Cad. Tel: 0242 513 90 56
M.C.Mahberi Beach Hotel İskele Mevkii Konaklı Tel: 0242 565 15 74
Majesty Club Oasis Beach Konaklı Mevkii Tel: 0242 565 14 51
Micador Hotel M. Akif Ersoy Cad. Tel: 0242 512 93 74
Riva Delta Hotel Okurcalar Mevkii Tel: 0242 527 52 00
Sunpark Beach Saray Mah Tel: 0242 513 30 03
Sunpark Marine Saray Mah. Tel: 0242 512 22 70

DAMLATAŞ PLAJI
Tarihi yarımadanın batısında, Damlataş Mağarasının önündeki kıyıdadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Kumsal sırtını yarımadanın eteklerine dayamıştır. Plajın yarımadaya doğru uzanan ve iri taşlardan oluşan küçük koyu Kleopatra adıyla anılır. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra Akdenizde çıktığı bir sefer sırasında Alanyaya uğramış ve bu koyda denize girmiştir. Kleopatra Koyunun özelliği suyunun berraklığıdır. Uzun bir yüzme parkuru arayanlar kıyı boyunca yarımadanın altındaki Fosforlu Mağaraya gidilebilir. Deniz gözlüğü ile yüzüldüğünde balıkları ve deniz dibinin doğal güzelliklerini seyretmek söz konusudur. Plaja giriş ücretsiz, hizmetler ücretlidir.
KEYKUBAT PLAJI
Yarımadanın doğusunda, belediye binasının önünden başlayarak yaklaşık 3 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur, bazı kesimlerinde kum kayası vardır. Kıyı boyunca uzanan parkların ve turistik tesislerin yeşil alanlarından dolayı Bengonvil Plajı adıyla da bilinir. Kleopatra Plajı gibi Alanyanın en gözde plajdır. Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır. Giriş ücretsiz; plaj hizmetleri ise ücretlidir. Şezlong, plaj şemsiyesi gibi hizmetler yaklaşık 50 metrede bir kurulu bulunan büfelerden alınabilir. Turistik tesislerin restoran ve kafeteryaları da dışarıdan gelen konuklara açıktır. Bazı otellerin iskelelerinden tekne gezisine çıkılabilir.
KLEOPATRA PLAJI
Damlataş Plajının devamı olarak yaklaşık 2 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Deniz ve plaj kumdur. Geniş bir kumsalı vardır. Denizin derinliği kıyıdan üç-dört adım sonra insan boyuna ulaşır. Alanyanın en gözde plajıdır; yaz aylarında on binlerce kişiyi ağırlar. Plajın gerisindeki kimi bölgelerde spor alanları, parklar, oteller ve kafeteryalar vardır. Kıyı boyunca tekneden paraşüt, jet ski, deniz bisikleti gibi su sporları işletmeleri vardır; eğlence amaçlı su sporları yüzme alanının dışında yapılır. Giriş ücretsiz; şezlong, plaj şemsiyesi gibi hizmetler ise ücretlidir. Yaklaşık 50 metrede bir büfeler bulunur; büfelerden ayaküstü yemek ve içecek servisi yapılır. Güneşin batışı, plajda muhteşem bir manzara yaratır.
ALANYA PLAJLARI
Alanya plajları geniş kumsallardan oluşur ve Mavi Bayraklıdır. Mavi Bayrak, yüzme amacıyla kullanılan deniz sularının temizliğini, plaj standartlarını belirleyen ve bunları denetleyen uluslararası bir uygulamadır. Aranan niteliklere uyan plajlara 1 yıl geçerli olmak üzere Mavi Bayrak verilir. Her 15 günde bir suyun mikrobiyolojik ve fizikokimyasal analizleri yapılır. Alanya’da deniz suyunun rengi kıyıda maviden turkuvaza dönüşür. Durgun havalarda dipteki balıkları, çıplak gözle görmek olasıdır.
Küçük balıkların, ayak altında dolaşması olağandır. Alanya kent merkezinin tarihi yarımadaya göre batı ve doğu kıyısı plajdır. Batıda Damlataş ve Kleopatra, doğuda Keykubat ve Portakal plajları vardır. Kent dışında ise Ulaş, Konaklı, Fuğla, İncekum, Mahmutlar gibi plajları bulunur. Alanya kumsalları kilometrelerce uzayıp gider. Kumsalların yanı sıra karayolu kenarında ağaçlarla kaplı bir yamacın altında veya antik kalıntılar arasındaki doğal plajlar ise doğa ya da tarihle baş başa kalmayı yeğleyen konuklarını ağırlar. Alanya kent merkezindeki plajlarda uluslararası kuralların yanı sıra yerel yönetimlerin öngördüğü kurallar uygulanır. Buna göre, plajlara giriş ve duş ücretsizdir.
Güneşlenme tahtaları ve plaj şemsiyeleri ise ücrete tabidir; bu hizmetleri almak zorunlu değildir. Plajlarda yiyecek ve içecek servisi yapan büfelerde fiyat farklılığı yoktur. Plajlarda kıyıdan belli bir mesafeye tekneler ve su sporları yapılan deniz taşıtları giremez; yüzme alanları bariyerlerle belirlenmiştir. Plajların güvenliği, kıyıdan güvenlik güçleri denizden ise deniz zabıtası tarafından denetlenir.
PORTAKAL PLAJI
Kent merkezinin doğu kıyısında yaklaşık 1 kilometre uzunluğundadır. Mavi Bayraklıdır. Keykubat Plajının devamı olarak Oba Çayının denize döküldüğü yerden başlar, Dim Çayının denize döküldüğü yerde biter. Arkada Torosların görkemli yamaçları yükselir. Zaman zaman 100 metreyi bulan geniş kumsalları vardır. Denizi kum ve bazı yerlerde kum kayasıdır. Giriş ücretsizdir. Büfelerin plaj hizmetlerinden ve turistik otellerin plaj kafeteryalarından yararlanmak olasıdır. Çeşitli su sporları yapılır. Turistik tesislerde rüzgar sörfü için eğitmenler vardır. Çayların denize döküldüğü kesimlerde serin tatlı suya girilir.
ULAŞ MESİRE YERİ VE SAHİLİ
Alanya’nın 5 km batısında Emirgan adıyla da bilinen Ulaş mesire yeri yenilenen çehresiyle ziyaretçilerini karşılamaktadır. Modern bir görünüme kavuşan mesire yeri korkuluklarla bezenmiş güneşlenme alanları, seyir terasları, geniş bahçesi, wc ve restaurant üniteleri ile hizmet vermektedir. Günbatımını, pırıl pırıl Akdeniz'i ve Alanya Kalesi’ni bir de Ulaş’dan izlemenizi tavsiye ederiz. Kendine özgü sahili ile şehir merkezinden birkaç km uzakta denize girmek isteyenler için çok güzel bir plajdır
İNCEKUM PLAJI
Yaklaşık bir kilometre uzunluğundadır ve ince kum tanecikleriyle ünlüdür. Oldukça geniş ormanlık içerisinde kamp yapma imkanı vardır. Aile olarak en çok gidilen plajlardandır. Deniz yaklaşık beş metreden sonra yavaş yavaş derinleşmeye başlar. Plajda şemsiye ve şezlong hizmeti verilir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/7/2009 - Marmaris ! Gitmediyseniz mutlaka gidin... Cennet gibi bir tatil

Kategori: MARMARIS


Ege kıyısında yeşilin ve mavinin tadını çıkarabileceğiniz Marmaris tatil mekanları içerisinde üst sıralarda tercih edilen bir tatil beldesidir. Marmaris otelleri pek çok gelir grubuna hitap eden alternatifleri ile, Marmaris limanı turizme elverişli yapısı ile yerli yabancı her tabakadan ziyaretçiye güzel bir Marmaris tatil tecrübesi yaşatma konusunda iddialıdır. Özellikle ailecek tatil yapmak için çok uygun bir yerdir Marmaris.  Körfezin uygun yapısı, su sporları için uygun ortam hazırlamakta, beldeyi çepeçevre saran ağaç dolu ormanlar yeşil örtüyü oluşturmaktadır. Diğer tatil mekanları ile bağlantı içinde olması ve onlara giden yollara yakın olması, ikliminin yumuşaklığı Marmaris'i tercih edilir bir tatil yeri kılmaktadır.


Marmaris tatil cennetinde ilginizi çekebilecek başlıca eserler ya da bölgeler şunlardır: Marmaris Kalesi, Taşhan ve Kemerli Köprü, Physkos, Loryma (Bozukkale), Amos, Cedrae, Hydas, Erine, Castabus (Pazarlık), Saranda (Söğüt), Bybassios, Euthenna (Altınsivrisi), Sarıana Türbesi, İbrahim Ağa Cami, Cennet Adası, Fosforlu Mağara, İçmeler, Turunç, Kumlubük, Çiftlik, Günnücek, Yalancı Boğaz, Turgut (Şelale), Bozburun, Marmaris Müzesi.


Marmaris Ege Bölgesinin en güzel turistik beldelerinden ve önde gelen yatçılık merkezlerinden birisidir. Sahip olduğu çam ormanları nedeniyle halk arasında "Yeşil Marmaris" olarak bilinir. Marmaris, doğal olarak çok iyi korunmuş bir liman ve iskele ile dünyanın her tarafından gelecek yatlara hizmet verebilecek yüzlerce yat kapasiteli marinalara sahiptir.
Sahip olduğu doğal güzellikler yanında Marmaris turistlere birçok modern tesisler sunar. Ayrıca Marmaris halkı yerli ve yabancı ziyaretçileri her zaman sevgiyle kucaklar.

Deniz kenarındaki veya Marmaris içerisindeki lokantalarda yenilen bir akşam yemeğinden sonra, gecenin kalan kısmını Barlar Sokağında yer alan hareketli barlarda,diskolarda veya gece kulüplerinde geçirebilirsiniz.

Marmaris'e yaptığınız ziyareti birçok seçenekleri bulunan çevre gezileriyle tamamlayabilirsiniz.bunlar yarım veya tam günlük, kano turları ,at gezintisi ,doğa yürüyüşleri yat turları ,köy gezileri,cip safari ve Efes, Pamukkale,Dalyan ve Kaunos gibi bölgeleri ziyaretler şeklinde geniş bir yelpaze sunulmuştur.
Marmaris ve dolayları güzel bir dantel gibi grift kıyılar ve körfezlere sahip olmakla övünür.


Gökyüzünün ve denizin mavisi çam ormanlarının yeşili birbirleriyle kucaklaşırlar. Doğa, gözün görebileceği birbirinden harukalede resimler sergiler. Doğal güzellikler yalnızca birkaç ay için değil doğayı seven yerli yabancı herkese bütün bir yıl boyunca kucak açar.

Marmaris ve dolayları muhteşem ve güzel doğasıyla ,geçmişe ışık tutan etkileyici arkeolojik yapısı bakımından çok zengindir. Bölgenin doğal güzelliği yanında tarihi Karya ve sayısız antik şehirler bizi cezp etmekte asırlık mirası günümüze taşımaktadır. Marmaris'ten günü birlik gidiş gelişlerle ziyaret edilebilen antik şehirler Anadolu'nun kültürel mirasını Ege ve Akdeniz'de yansıtır.



Marmaris Ve Çevresindeki Marinalar :

Dünyadaki benzerleriye mukayese edilebilir dünya sınıfı marinalar Ege Kıyısı boyunca yer alır. Beklenebilecek her türlü imkan ve araçlar 5 yıldızlı otel konforunu aratmayacak tuvalet ve banyolarla donatılmışlardır. Marinaların çevresinde şahane Türk mutfağının sunulduğu restoranlar ve barlar,alış veriş müptelalarının kendilerine terapi uygulayabilecekleri dükkan ve butikler yer almaktadır.
1999 yılında tatil için Marmaris'e gittiğimde sahil olduğu gibi yatla doluydu. Fakat Marmaris'li birisiyle konuşmamızda şunları söyledi.
- Bu sene hiç yat gelmedi. Bomboş sahil.
Ben hayatım boyunca o kadar yatı bir arada hiç görmemiştim. Bana çok ilginç gelmişti.


Marmaris ve çevresindeki Marinalardan bazıları :

1- Setur Kuşadası Marina
Kapasite denizde 450,Karada 100,Uluslararası Havaalanı 50 km
2- Port Bodrum Yalıkavak
Kapasite denizde 550,Karada 100,Uluslararası Havaalanı 52 km
3- Bodrum D-Marin Turgutreis Marina
Kapasite denizde 475,Karada 50,Uluslararası Havaalanı 30 km
4- Milta Bodrum Marina
Kapasite denizde 350,Karada 100,Uluslararası Havaalanı 120 km
5- Marmaris Martı Marina
Kapasite denizde 720,Karada 180,Uluslararası Havaalanı 100 km
6- Marmaris Netsel Marina
Kapasite denizde 600,Karada 800,Uluslararası Havaalanı 97 km
7- Marmaris Yacht Marina
Kapasite denizde 205,Karada ,Uluslararası Havaalanı 26 km
8- Göcek İltur Club Marina
Kapasite denizde 400,Karada 180,Uluslararası Havaalanı 22 km
9- Port Göcek Marina
Kapasite denizde 85,Karada,Uluslararası Havaalanı 20 km
10- Göcek Skopea Marina
Kapasite denizde 400, Uluslararası Havaalanı 55 km



Kalesi : Marmaris Kalesi Kemeraltı mahallesinde ,deniz kıyısında yüksekçe bir tepenin üzerinde kurulmuştur.herodotos tarihi ilk kalenin İyonya'lılar tarafından MÖ 334 yılında yapıldığını yazar. Kaleyi fetheden İskender bu önemli kaleyi onartmıştır. Yılların ve çeşitli olayların tahribatıyla yıpranan kale Menteşe Beyi İbrahim Bey zamanında, daha sonra da Marmaris hakimi Gazi Ahmet Bey tarafından limanıyla birlikte onarılmıştır. Kare planlı zarif bir yapıdır.


Marmaris Müzesi : 1991 yılından bu yana hizmet veren Marmaris Müzesi, eski kentin merkezinde yer alan kalede bulunmaktadır. Aslında kale ,mimari yapısının özelliğiyle de bir müze niteliğindedir. Eserler iki kapalı mekanda ve bahçede,açık alandadır. Kapalı salonların ikisinde ve bahçede sergilenen arkeolojik eserler bölgeden toplanmıştır. Bunlar Helen,Roma ve Bizans çağlarına ait amforalar ,toprak kandiller,cam eserler ,silahlar,ok uçları,paralar ve süs eşyalarıdır. Etnografya salonunda ise Osmanlıların son dönemlerinde kullanılan mobilya,halı,kilim,kap-kacak ve çeşitli mutfak eşyaları sergilenmektedir. Diğer kapalı mekanlar ise sanat galerisi,büro ve depo olarak kullanılmaktadır.





Çarşı Market : Gezinti yerinin kalbinde yuvalanmış , Osmanlı Kalesinin gölgesinde yer alan müthiş Eski Çarşı Market şehir dışındaki kapalı çarşı yerlerine en uygun alternatiftir. Eski kapalı çarşı yer alan sergilerde orijinal ,mükemmel kalite ve uygun fiyata her şeyi bulabilirsiniz. Bit pazarının da dahil olduğu 200'den fazla dükkanın çalıştığı Pazar günleri en işlek günlerdir. Hafta içinde 11.00 ve 16.00 saatleri arasında marketteki çeşitli dükkanlar daha sakin, öyle saatlerinde genç kalabalığı cezp eder. Bakır ve ahşap dekorasyon malzemeleri mücevherat ve bölgesel desenli elbiseler liman boyunca sıralanmış dükkanlarda ve kale içinde satılır. Meşhur marmelat ve bal almak için en uygun yer şehrin batısındaki su tarafına yalın Cuma Pazarıdır.




Perşembe Pazarı(meşhur Cuma Pazarı): Marmaris Köy Marketinde her türlü meyve,sebze,dokumalar ve kadın,erkek ve çocuk kıyafetleri ,moda kıyafetlerden taklit tasarım eşyalara ve geçmiş sezonundan kaçırılmayacaklara kadar her şey satılmaktadır. Spor kıyafetler, yatak örtüleri ,masa örtüleri ve ev tekstili de önemli yer tutar. Çarşı G.Mustafa Muğlalı Caddesi ve civarında yer alır. Perşembe günleri 09.00-18.00 saatleri arasında açıktır., en uygun ziyaret saati öyleden sonra geç vakittir. Türkiye tekstil ürünleri ,cam eşyalar,deri,halı,çömlek,fıstık ve elbette baklava ve lokumuyla meşhurdur. Mahalli nakışlar ve elişleri de pazarın dikkate değer ürünleridir.


Halıcılık : Halıcılık özellikle çok meşhur olup bütün dünyaya ihraç edilmektedir. Halılar köy kadınları ve kızları tarafından elde dokunmaktadır. Güzel renkler elde etmek için doğal boyalar kullanılmakta ve her halı kendine has bir hikaye anlatır. Her bölgenin kendine has bir motifi vardır. Bir halıyı dokumak bazen 5 yıl sürebilir. Kilimler,sumaklar,ipek halılar ve yün halılar arasında seçiminizi yapabilirsiniz.ipek halılar tablo gibidirler küçükleri duvara asılabilir. İpek halılar büyüleyicidir ışığa doğru tuttuğunuz zaman renkler doğunun sihrini yansıtırcasına değişir. Fiyatlar büyüklüğüne ve metrekareye düşen düğüm sayısına göre değişir. Halılar evinizi değerlendirir ve özel bir tatilin şahane bir anısı olur.




Eğlence:

Marmaris’te gece hayatı plajların gündüz doluluğunu aratmıyor. Geceleri sokaklar insanı büyük kalabalıkla karşılıyor. Her yerde restoran, kafe ve barlara rastlıyorsunuz. Yemek konusunda ise oldukça geniş bir menü bulabilirsiniz Marmaris’te. Dünya mutfağından Türk mutfağına, balıktan sebze çeşitlerine kadar değişik lezzetler tadabilirsiniz. Yemekten sonra herkes kendini barlar sokağına atıyor. Barlar sokağı Marmaris’in gece kalbinin attığı yer. Sabahın ilk ışıklarına kadar herkes gönlünce eğlenip gecenin keyfini çıkarıyor.














About Marmaris

The taste of the green and blue of the Aegean coast
you can come in the top places in Marmaris holidays preferred holiday town. Marmaris hotels will appeal to many income groups with an alternative, the tourist port of Marmaris with a suitable structure to the local foreign visitors each class having a good experience to holiday in Marmaris is ambitious. Appropriate structure of the Gulf, water sports to prepare the appropriate environment, forests full of tree wraps all around town to provide green cover. Other holiday and be in connection with places closer to them a way that the climate is preferable to Marmaris softness makes a resort.



Marmaris holiday paradise may be interested in the major or area of work are: Marmaris Castle, and arches Taşhan Bridge, Physkos, Loryma (Bozukkale), Amos, Cedrae, Hydas, Erin to Castabus (negotiation), Saranda (Willow), Bybassios, Euthenna (Altınsivrisi ), Sarıana Tomb, İbrahim Ağa Mosque, Paradise Island, Fosforlu Caves, Icmeler, Turunc, Kumlubük, Farm, Günnücek, Liar Strait, Turgut (Waterfall), Bozburun, Marmaris Museum.


The most beautiful tourist town of Marmaris Aegean Region and is one of the leading yachting center. Pine forests because of its population between the "Green Marmaris" will be known as. Marmaris, a very well-protected natural harbor and dock with a world that could serve her by lying next to the marina has a capacity of hundreds of yachts.
Besides its natural beauty of Marmaris tourist offers many modern facilities. Moreover, indigenous people and foreign visitors Marmaris always fond of arms.

At the seaside or a renewal of restaurants in Marmaris after dinner, the rest of the night in the Bar of the moving bar in the street, you can spend in a disco or night club.

Marmaris to visit the many options available to travel around tamamlayabilirsiniz.bunlar half or full day, canoe tours, at a walk, nature walks and yacht tours, village tours, jeep safari and Ephesus, Pamukkale, Dalyan and Kaunos such as visits to the region as a broad spectrum is presented .
Marmaris and around a beautiful bay and have lacy grift to coast boasts.


The blue of the sky and the sea green of the pine forest will embrace each other. Nature, the eye can see each other exhibitions harukalede pictures. Natural beauty is not only to nature for a few months a whole seven years of domestic foreign arms open to everyone.

Marmaris and around the magnificent and beautiful nature, past the impressive light is very rich in terms of archaeological structures. Besides the region's natural beauty and countless ancient Carian cities date to the centuries-old legacy of cezp us today to move. Day visit with departure from Marmaris developing cultural heritage of the ancient cities of Anatolia in the Aegean and the Mediterranean Sea reflects.


Marmaris Marinas And Around
World-class marina in the world can be compared benzerleriye along the Aegean Coast is located. Opportunities and tools that can be expected every 5-star hotel are equipped with bathroom and toilet On comfort. Turkish cuisine is offered in the vicinity of Marina fabulous restaurants and bars, shopping addicted to their own shops and boutiques are able to apply therapy. Marmaris and around the Marina include:

1 - Setur Kusadasi Marina
Capacity at sea 450, Black 100, the International Airport 50 km
2 - Port Bodrum Yalikavak
Capacity at sea 550, Black 100, the International Airport 52 km
3 - Bodrum D-Marin Turgutreis Marina
Capacity of 475 at sea, on land 50, the International Airport 30 km
4 - Milta Bodrum Marina
Capacity at sea 350, Black 100, International Airport 120 km
5 - Marmaris Martı Marina
Capacity at sea 720, Black 180, International Airport 100 km
6 - Marmaris Netsel Marina
Capacity at sea 600, Black 800, the International Airport 97 km
7 - Marmaris Yacht Marina
Capacity of 205 at sea, on land, the International Airport 26 km
8 - Göcek İltur Club Marina
Capacity of 400 at sea, on land 180, the International Airport 22 km
9 - Port Göcek Marina
Capacity of 85 at sea, on land, the International Airport 20 km
10 - Göcek Marina Skopea
Capacity of 400 at sea, the International Airport 55 km

Castle: Castle Kemeraltı neighborhood in Marmaris, on the beach on a hill high kurulmuştur.herodotos year history in the first castle was built in 334 BC by the author İyonya'lılar. Alexander conquered the castle which has important fortress repair. Year and a variety of events to damage the castle Mentese Be the İbrahim Bey time wear, then the port of Marmaris with a judge by Gazi Ahmet Bey was repaired. It's an elegant square.

Marmaris Museum: Since 1991, provides services in the center of the ancient city of Marmaris Museum at the castle are available. In fact, the castle, the museum is an architectural structure with the features of the. Works in both indoor and garden, is open area. In two exhibition halls and gardens are closed in the archaeological work has been collected from the region. These Hellenistic, Roman and Byzantine amphoras of age, soil lamp, glass works, weapons, arrow ends, coins and decorative items are. In the last period of Ottoman ethnography used in rooms of furniture, carpets, rugs, pots-pans and various kitchen items are exhibited. Other closed areas of the art gallery, offices and warehouses are being used as.

Çarşı Market: Tour place nested in the heart of the Ottoman castle in the shadow of the old covered market place outside the market town of Market is the most appropriate alternative. Exhibition in the old covered market in the original, excellent quality and reasonable price you can find everything. Bit the market, including the works of more than 200 stores on Sundays are the busiest days. Between 11:00 and 16:00 hours in the week several stores, more residents in the market, it is time that the young crowd cezp. Copper and wooden decorations and regional patterns clothes jewelry materials sıralanmış shops along the harbor and the castle is sold. Best place to get the famous jam and honey in the water west of the city by Sunday to Friday is lean.

Thursday Sunday (famous Friday Market): Marmaris Village Market in fruits, vegetables, fabrics and women's, men's and children's clothing, fashion clothing and goods from the simulated design, everything is sold miss from the past season. Sports clothes, bed covers, table cloths and place significant amounts of home textiles. Bazaar Street and around with G. Mustafa Mugla is located. Thursdays are open between 09.00-18.00 hours., After it passed the most appropriate time for visiting hours are. Turkey textile products, glassware, leather, carpets, pottery, and of course, baklava and Turkish delight with pistachio is famous. Local consider the market value of the couch and elise products.

Carpets: Carpets in particular is very famous and exported all over the world. Carpets by village women and girls get to touch. Beautiful colors to obtain natural dyes are used and each carpet has a story to tell itself. Each region has a motif that has its own. Sometimes may take 5 years to a carpet texture. Kilims, sumac and silk carpets and wool carpets are like a choice between a smaller table to wall carpet yapabilirsiniz.ipek can actually. Silk carpets are fascinating when you keep the light colors to reflect the magic of the east change. Prices on the size and number of knots per square meter according to the change. Carpets and a private holiday home of your memories will be marvelous.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/2/2009 - Türkiye'yi T harfi tanıtacak ! Nasıl mı? İşte cevabı...

Kategori: TURKIYE GENEL
                                                                 





Turizm Bakanlığımız, Türkiye’nin bu seneki tanıtımına, T harfi yerine kollarını iki yana açmış insan figürlerinin kullanıldığı ve sloganında “sempati” kelimesine referans veren oldukça başarılı afiş kurgusu ile başladı. Avrupa ülkelerinde yayımlanan dergi ilanlarıyla tanıtımına başlanan kampanya, Türkiye’nin medeniyetler arası rolünün önemini, Türk turizminin sadece deniz ve kumdan oluşmadığını ve tabi en değerli konulardan biri olan kültürel ve tarihsel zenginliklerin ön plana çıkarılmasını sağlayacak. En azından öyle umuyoruz tabi ki...

Dostluk dolu görsel ve mesajların yanında, Türkiye’nin çok konuşulan, dünya medyasında yer etmiş, ve tanıtım kampanyasına dahil edeceği kesin olan iki isim var.

1- Nobelli yazar Orhan Pamuk

2- Türkiye’yi ziyaret eden Papa

Bakalım tüm bunlar arzuladığımız sonuca ulaşmada ne kadar faydalı olacaklar…


İşte Berlin sokaklarından iki resim...








Bol T 'li günler dileriz...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/1/2009 - Kaş - Kalkan Geceleri bir başka güzel... Kalkan

Kategori: KALKAN

KALKAN ( KALAMAKİ )





Kaş´a bağlı belde olan Kalkan, Kaş´a 25 km. uzaklıktadır. Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur.

Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alişveriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir.  Genelde İngiliz Turistlerin tercih ettiği bir tatil yöresidir. Kalkan'a yerleşmiş pek çok İngiliz bulunmaktadır. Kalkan plajının hemen üst tarafında ağaçların gölgesinde oturmak ayrı bir zevktir. Denizden çıkıp buz gibi soğuk suyla duş almakta ayrı bir güzel. Kalkan denizinin pek bilinmeyen bir özelliğini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kendim Kalkan'a defalarca gittiğim için Kalkan uzmanı oldum. Denizde yüzerken bazen buz gibi bir dalga gelir. Bunun nedeni denize akan nehirdeki buz gibi dağ suyudur. Birden içiniz ürperir soğuktan. Keşke şu an yaz olsa ve Kalkan'ın denizinde yüzebilsek. Kalkan'da tekneyle Mavi Tur'a çıkmanızı özellikle tavsiye ederim. Müthiş yerler göreceksiniz emin olun.  




Kalkan´ ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır. Yat limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan mağara, Kalkan´ a 2 km. mesafededir ve magaraya teknelerle gidilebilir.








Kaş-Fethiye yolunun 30. km.’sinde yer alan Kalkan (Kalamaki), güney girişindeki irili ufaklı adaların çevrelediği küçük bir koyda kurulmuş liman yerleşkesidir. Bezirgan Düzü’nün, daha batıdaki Ovagelemiş ve Fırnaz köylerinin ürünlerinin sevk edildiği bir liman yerleşmesi olarak bilinen Kalkan, son yıllarda gelişerek bölgenin turizm merkezi konumuna gelmiştir.


İnanılmaz güzellikteki denizi, her türlü gezi teknesine demirleme imkanı veren yat limanı, her kesime yönelik küçük, sevimli, temiz konaklama tesisleri ve özellikle birkaç kilometre içinde ulaşılabilen dağ ve köy yaşamı, yörenin temel geçim kaynaklarından biri olan otantik zeytin sıkma ve zeytinyağı üretim tesisleri, Kalkan’ı görülmesi gereken yerler arasına sokmaktadır.

Deniz ve kara surları tarafından kuşatılan kent merkezine bugün "Kale İçi" denmektedir. Kale İçi'nin sokakları ve yapıları Antalya tarihinin izlerini günümüze kadar getirmektedir. Eski evlerin önemi sadece mimari açıdan değil, aynı zamanda insanların yaşam şekli,davranışları, gelenekleri ve sosyal yönleri konusunda da çok yararlı bilgiler aktarmaktadır.

Kale İçi'nin sokakları dardır. Çoğunlukla limandan yukarılara doğru, dış surlar yönünde uzanırlar. Evler sahiplerinin ekonomik güçleri ve kullanılış amaçlarına göre farlılık gösterebilmektedir. Fakat ortak özellikleri çoktur. Genellikle yığma taştan ve ağaç bağlantılı olarak yapılmışlardır. Hepsinin bir sokak cephesi ve bir de sokak görmeyen bahçesi bulunur. Sokağa bakan yüzde, ilk katta çok az pencere vardır. Üst katta ise "Cumba" denilen ve hem ev, hem de sokak mimarisine uygun olarak yapılmış çıkmalar vardır. Bu çıkmalar ağaç süslemelerle bezenmiştir.

Evlerin merkezini, zemin katta, bahçeye açılan ve taş zeminli "Taşlık"lar oluşturur. Bu taşlıklarda ağaçtan dinlenme kanepeleri vardır. Buralardan zemin kattaki odalara geçilebildiği gibi, üst kata da bir merdivenle ulaşılır. Zemin kat evin daha çok hizmet bölümüdür. Depo, mutfak gibi görevi olan odalar buradadır. Üst kat ise yaşam içindir. Üst katın odalarının pencereleri daha büyük olduğundan dolayı daha aydınlıktır. Çoğunlukla bu odalarda üst üste iki sıra pencere vardır.

Üst pencereler camsız olup ağaç kafeslerden oluşmakta, alt pencereler açılıp kapanabilir türdendir. Cumbaların üst pencerelerinde küçük boyutta ve genellikle renkli camlar bulunur. Kale içinde birçok ev aslına uygun restore edilmiştir. Kale içi günümüzde, eğlence yerlerinin, pansiyonların, restoranların, hediyelik eşya satan dükkanların ve antika halı satan mağazaların bulunduğu eşsiz güzellikte bir turizm merkezi olmuştur.


Kalkan "Dünyada yıldızlara en yakın yer"
Heredot M.Ö. 400

Adını XANTHOS nehrinden ( Bugünkü Koca Çayı ) alır ve hellence 'sarı' anlamına gelir.Kwntin M.Ö 8.yüzyılda kurulduğu tahmin edilmektedir.Hellenistik ve Roma devrinde LYKIA bölgesinin en önemli kentlerinden biri olan Xanthos aynı zamanda Lykia birliğininde idari merkezi idi. Kent özgürlüğüne çok düşkündü M.Ö 545 yılında Lykia'yı ele geçiren Pers kumandanı Harpagos'a karşı kahramanca savaşan Xanthos halkı,kadınlarını,çocuklarını ve hizmetçilerini eşyalarıyla birlikte AKROPOLE kapatıp ateşe vermiş ve bütün erkekleri ile düşmana karşı son bir hamle yaparak hepsi kahramanca dövüşerek ölmüşlerdir.Bu trajediden ancak o sırada kentin dışında bulunan 80 aile sağ kalabilmiştir.

Kent daha sonraları tekrar gelişerek en parlak devirlerini M.S 1. ve 2. yüzyıllarda PAX ROMANA ( Roma Barışı ) devrinde yaşamış ve 7.yüzyılda başlayan arap akınlarıyla terk edilmiştir.



KAŞ

Kaş köyleri edinilen belge ve buluntulara göre, Lykia medeniyetinin en önemli bölgesidir. Teke Yarımadası sahillerinin M.Ö. 6 bin yılı öncesinden beri iskan edildiği bilinmektedir. Kaş arazi kesiminin batısında ve denize bakan bir tepede kurulmuştur. Şehir daha sonra genişlemiş ve kuzeybatıya doğru büyümüştür. Kaş'ın doğu ve kuzeyinde yer alan dağlarda birçok kaya mezarı bulunmaktadır. Lykia yazılarını taşıyan kaya mezarları "İonik" tarzda şekillendirilmiştir. Kaş'ın eski ismi Antiphellos'tur. Bu isimden de anlaşılacağı gibi şehir bir Lykia şehridir.

İlçe merkezi,
Kalkan ve Gelemiş Köyü'nde son yıllarda turizm, hızlı bir şekilde gelişmektedir. Bu nedenle turistik tesislerin sayısı hızla artmaktadır. Kaş özellikle dalgıç turizmi bakımından ülkemizin önde gelen merkezlerinden biridir. Meis Adası'na en yakın noktayı oluşturan Kaş'da tarihi eserleri ve doğa güzellikleriyle önemli turizm potansiyeli vardır. Bir dil gibi denize uzanan Çukurbağ Yarımadası üzerinde yeni yapılmış  modern oteller yarımadayı süslemektedir.

Kaş'ın içinde tertemiz sularıyla
Büyük Çakıl Plajı, Küçük Çakıl Plajı ve Akçagerme Plajı gibi plajlar vardır. Ayrıca kayıkla Çayağzı Plajı'na da gidilebilir.

Kaş'ın etrafında yer alan 6 adet mağaradan Kaş'a 18 km. uzaklıktaki
Mavi Mağara, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, güvercinleri ile ünlü Güvercinlik Mağarası en ünlü olanlardır. Bu arada Kaputaş Plajı da bir dünya harikasıdır.

Kaş zengin tarihi yanında gün geçtikçe daha çok rağbet gören trekking, dağcılık, rafting gibi doğa etkinlikleri içinde sayısız olanaklar vermektedir. Doğa ile başbaşa olmak isteyenler için Gömbe'deki Yeşilgöl ve
Uçansu Şelalesi iyi bir seçenek oluşturmaktadır. Akdağ'ın dibinde bulunan Gömbe, Kaş'tan 70 km uzaklıktadır. Akdağ ise Batı Torosların Kızlar sivrisinden sonra en yüksek zirvesidir. Burada bulunan küçük göller dikkat çekicidir.Gömbe'de Komba antik kenti ve buradan 13 km. uzaklıkta Nisa antik kenti vardır. Ayrıca Kaş içinde Kandyba antik kenti vardır. Bunların dışında Kaş'a 12 km uzaklıktaki Phellos antik kenti görülebilir.

Kaş çevresindeki önemli yerlerden biri de
Kekova'dır. Kekova'ya Kaş'tan tekne ile gidildiği gibi karadan üç Üçağız'a gidilip kayıkla da gezilebilir. Burada batık şehir görülebilir. Kaş'ın etrafında adı bilinen Istlada, Apollonia, İsinda, Kyaenai gibi antik kentler yanında ismi bilinmeyen birçok harabe yeri daha vardır. Pek çok adı ve geçmişi bilinen veya bilinmeyen tarihi eser mevcuttur. Örneğin Tüse Köyü'nün yakınındaki alçak bir tepe üzerinde Tysse adında küçük yerleşme görülür.

Kaş'da kıyı balıkçılığı yapılıyor. Yörede çıkan başlıca balık türleri; mercan, grida, orfoz, barbunya, iskaroz, sokar, palamut ve kefal... Ayrıca ahtapot avcılığı da yapılıyor.Taze kalamar yemek isteyenler, deniz lokantalarında güzenle sipariş edebilirler.

Kaş'ta restoranların hemen hepsinde Akdeniz mutfağının tipik lezzeti hakim. Yöresel tatlar açısından da çok zengin. Gömbe Yaylası"nın kebabı ve dondurmasını özellikle tadın. Yayla balıyayla yoğurdu, üzüm pekmezi, keçiboynuzundan elde edilen harnup pekmezi, tereyağlı keşkek de çok meşhur.

Kaş'ta İtalyan, Meksika, Fransız mutfaklarından lezzetler sunan restoranlar da bulabiliyorsunuz.

Karayolunu tercih edenler, gerek Antalya, gerekse Muğla Fethiye üzerinden gelenler sahil yolunu izleyerek Kaş'a ulaşabilerler.
Kaş'a yaklaşırken göreceğiniz manzara size bütün yol yorgunluğunuzu  unutturacaktır.

Alternatif olarak da sahil yolu yerine bol virajlı ve orman manzaralı Korkuteli-Elmalı-Kaş dağ yolu tercih edilebilir. 
Kaş'tan Kaputaş Plajına gitmek isteyenler yarım saatte bir kalkan minibüs seferlerleri ile gidiş ve akşam 18.00'de de dönüş  imkanı bulunuyor.

Uçak Yolculuğunu tercih edenler için;
Dalaman Havaalanı - Kaş arası 160 km. ,
Antalya Havalimanı - Kaş Arası ise 210 km.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Cennet Türkiye'mizin hiç bilmediğiniz yörelerini görmek, öğrenmek istiyorsanız doğru yerdesiniz... Cennet yurdumuzu turistlerden az biliyoruz ne yazık ki, hep birlikte bu ayıbı düzelteceğiz. Hiç görmediğiniz, duymadığınızı ilginç yerler burada sizi bekliyor...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Tıkla ve Cennet'in devamını gör...!

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
sozlermuzikler
fenakomik
ekrankoruyucular